Koksartroz ve Total Kalça Artroplastisi Nedir?

Koksartroz kalça ekleminin dejenertif artritidir. Eklem kıkırdağında zaman içerisinde dejenerasyon- yıpranma meydana gelir ve kıkırdak

koksartroz

koksartroz

altında bulunan kemik yapı açığa çıkarak, eklemin hareketi ile beraber ağrının oluşmasına sebep olur. Bu dejeneratif sürece kemik yapım- yıkımı, sinovit ve sinovyal effüzyonun eşlik etmesi de ağrı, hareket  kısıtlılığı semptomlarının artmasına ve hastanın günlük aktivitesinde giderek artan kısıtlanmalara yol açar.

Koksartrozun primer  ve sekonder olmak üzere iki ana sebebi bulunmaktadır.

Primer koksartroz olguların yaklaşık yarısını oluşturmaktadır ve  sebebi net olarak bilinmemektedir. Yaşam tarzı ve genetik faktörler suçlanan etkenlerdir.  Kadın cinsiyette daha sık görülmektedir.

Sekonder koksartroz ise; gelişimsel kalça displazisi, asetabulum gelişim bozukluğu, travmatik kalça çıkığı ve femur boyun kırığı veya asetabulum kırığı, doğumsal koksa vara, koksa valga, Perthes hastalığı, tekrarlayan mikro travmalar, diabetes mellitus gibi  metabolik hastalıklara ikincil olarak gelişmektedir. Romatizmal hastalıklar koksartroz nedeni olabileceği gibi tedavilerde kullanılan streoidlerde kalça ekleminde dejeneratif değişkliklerle beraber koksartroza sebep olabilmektedir.  Bunlara ek olarak femur başının arteriyel beslenmesinin bozulmasına (avasküler nekroz) ikincil olarak da koksartroz gelişmektedir.

Koksartrozda ağrı ilk ve ana şikayettir. Bu ağrı uyluk ve kasık bölgesine doğru yayılım gösterebileceği gibi, bazen diz ağrısı şeklinde de kendini gösterebilir. Ağrı, hareket ve ekleme yük vermekle artar. Zaman içerisnde ağrıya dejeneratif sürecin artımı ve kontraktürlerin gelişimi ile hareket kısıtlılığı eklenir. Hasta zaman içerisinde hastalığın şiddetine ve ilerlemesine bağlı olarak günlük aktivitelerini yapmakta iyice zorlanır ve ev içine mahkum hale gelebilir.

Koksartroz tanısı konulduktan sonra medikal tedavi, kilo verme, hayat tarzı modifikasyonları yapılması gerekmektedir.  Bunlara ek olarak fizik tedavi de konservatif tedaviye eklenebilir. Ancak, bu tedaviler hastalığın belirli aşamalarında etkili olacaktır ve zaman içerisinde hastalık bu tedavilere dirençli hale gelecektir. Ağrının medikal tedaviler ile yönetilemediği durumlarda hastanın günlük aktivitelerini yapabilmesi, ağrısız rahat bir hayat sürebilmesi amacı ile total kalça artroplastisi (kalça protezi) ameliyatı yapılması gerekmektedir.

Total kalça artroplastisi:

Total kalça artroplastisi ameliyatı, dejenere  olan femur başının ve asetabulumun metal implantlar ile değiştirilmesi, kaplanması işlemidir. Kalça artroplastisinde, femur başı femur boynundan kesilerek çıkartılır, asetabulumdaki dejeneratif kıkırdak ise bu işlem için özel olarak tasarlanmış aletler aracılığı ile temizlenir. Femura- uyluk kemiğine normal kalça anatomisine uygun olarak yapılmış olan implant, asetabuluma da aynı şekilde implant yerleştirilerek bir ara yüzey ile beraber kalça eklemi oluşturulur.

Ameliyat sonrası dönemde hastalar erkenden mobilize edilerek rehabilitasyon sürecine başlanır. Hastanede yatış süreci yaklaşık olarak 4-5 gündür. Taburcu edilen hastalar 6, 12 haftalık ve sonrasında 6 aylık aralıklarla kontrole çağrılır. Hastanın eski hayat kalitesine kavuşması , günlük aktivitelerine tam olarak kavuşması temel olarak hastaya bağlı olmakla beraber 6 hafta ile 12 hafta arasında değişmektedir.

Uygun endikasyon ile yapılmış bir kalça artroplastisi hastanın özlem duyduğu hareket kalitesine kavuşmasını sağlayacaktır.