Halluks ayak 1 . parmağına verilen isimdir. Halluks valgus ise ayak 1. parmağının laterale – dış yana- doğru deviasyonuna- yönelmesine –  verilen isimdir. Temel olarak dışa doğru yönelme – açılanma olarak değerlendirilmesine karşın oldukça kompleks bir deformitedir. Halluks valgusa 1.metatars (ayak 1. tarak kemiği) ile ilgili deformitelerle beraber yaklaşık %20 oranında ikinci parmakla ilgili deformiteler ve nasırlaşmalar eşlik edebilir.

Halluks valgus deformitesi, ayağın 1. metatarsofalengeal ekleminin ilerleyici deformitesi şeklindedir. Dar burunlu, yüksek topuklu ayakkabılar etiyolojiden soumlu tutulsa da bunların yanısıra pes planus- düz tabanlılık-, aşil tendon kontraktürü, nöromüsküler bozukluklar gibi hastaya ait faktörlerde etiyolojiden sorumludur.

Halluks valgus gelişim ile beraber ayakta birtakım anatomik ve biyomekanik değişklikler meydane gelir ki bunlarda deformiteyi daha da semptomatik hale getirir. Medialde 1. metatarsofalengeal eklem seviyesinde gelişen bunyon- şişlik- halluks valgusta en belirgin patolojidir. Ağrı, büyüyen bursa ya da dorsal kutanöz sinirin irritasyonuna bağlı olarak en sık burada hissedilir ve genellikle ilk başvuru sebebidir.

Halluks valgus şikayeti ile başvuran hastada tedavi planlanırken dikkate alınması gereken,  birçok faktör vardır. Kişinin günlük ayakkabı kullanımı, mesleği, sportif faaliyetleri ise özellikle sorgulanmalıdır.

Fizik muayene, hasta oturur iken ve ayakta basarken ayrı ayrı yapılmalıdır. Yük altında hastalık ve eşlik eden komponentler daha belirgin hale gelmektedir. 1.metarsaofalengeal eklemin pasif olarak  ne kadar düzeltilebildiği çok önemlidir. Bu düzelme miktarı ameliyat sonrası oluşacak düzelme miktarı hakkında bir ön kestirime olanak sağlar.

Radyografik değerlendirme, tedavinin konservatif, cerrahi olup olmayacağı ve yapılacak cerrahi tekniğe karar verme aşmasında önem kazanmaktadır.  Radyografiler hasta ayakta basarken çekilmelidirler. Çekilen radyografilerde intermetatarsal açı, halluks valgus açısı, distal metatarsal eklem açısı  ölçülür ve sesamoid kemiklerin pozisyonu değerlendirilir.  Yapılan ölçümlere göre de tedavi – konservatif veya cerrahi- planlanır.

Konservatif tedaviye başlarken hastanın öncelikle ayağındaki sorunu anlaması çok önemlidir. Konservatif tedavi patolojiyi düzeltmeyecektir. Konservatif tedavide amaç aktif şikayetleri geçirmek ya da  azaltmak, hastanın günlük aktivitelerinde konforu sağlamaktır. Konservatif tedavi için uygun hastalar ligamentöz laksitesi, hiperelastisitesi olanlar ve nöromusküler hastalığı olanlar ile cerrahi tedaviyi istemeyenlerdir.

Konservatif tedavi de yapılabilecekler, alçak topuklu, geniş burunlu ayakkabı giyilmesi, pamak arası makara kullanımı ve gece ateli kullanımı ile metatars ağrısı var ise metatars yastığı kullanımı ile sınırlıdır.

Konservatif tedavi ile yanıt alınamayan hastalarda cerrahi tedavi gündeme gelmektedir. Cerrahi kararı için esas olan ağrıdır.  Cerrahi tedavide yapılacak ameliyata çekilen radyografilerde yapılan ölçümlere göre karar verilmektedir. Halluks valgus cerrahisinde tanımlanmış birçok cerrahi teknik bulunmakla beraber hiçbir teknik ayaktaki tüm patolojileri tek başına düzeltme potansiyeline sahip değildir.

Ameliyat sonrası dönemde, osteotomi yapılarak düzeltilen kemiğin kaynaması için geçen süre yaklaşık 6 hafta kadardır. Bu süre içinde, ayak elastik bandaj ile sarılır ve halluks valgus cerrahisi sonrası kullanılmak üzere dizayn edilmiş ayakkabı kullanılır. Kaynama elde edildikten sonra hasta yük vermeye başlayabilir. Kullanılan tespit materyaline bağlı olarak eğer çıkartılacak ise ameliyattan 3-6 ay sonra çıkartılabilir.

Kötü ayakkabı kullanımı, hipotiroidi, romatoid artrit ve nöromusküler hastalıklar nüks oranını arttırmaktadırlar. Diğer görülebilen komplikasyonlar ise halluks varus, metatarsalji, kaynamama, yanlış kaynama veya kaynamada gecikme ve avasküler nekrozdur.